Joseon döneminin katı toplumsal düzeninde geçen hikâyede Lady Cho; cinsiyeti nedeniyle kendisine dayatılan sıkı kısıtlamaların kıskacına sıkışmış, keskin zekâlı ve karizmatik bir kadındır. Kendi seçmediği kuralların yönlendirdiği bir hayattan bunalan Cho, hesaplanmış bir baştan çıkarma oyunu kurgulayarak kontrolü cesur bir hamleyle yeniden ele almaya karar verir. Aşkı basit bir eğlenceden ibaret gören ve çapkınlığıyla nam salmış Cho Won'a bir meydan okuma sunar: Kocası öldükten sonra kendini iffetli bir yaşama adamış genç bir dul olan Hui Yeon'u baştan çıkarmasını ister. Bu meydan okuma ilgisini çeken ve kendi yeteneklerine güvenen Cho Won, işi sıradan bir "fetih" olarak görerek teklifi kabul eder. Ancak Hui Yeon'u ikna etmek hiç de kolay olmayacaktır. Verdiği sözlere sadık kalmaya kararlı olan kadın, Cho Won'un ısrarlı yaklaşımları uzun süredir bastırdığı duyguları harekete geçirmeye başlasa bile ona direnmeye devam eder. Manipülasyon ile gerçek duygular arasındaki sınırların bulanıklaştığı bu süreçte üçü de; arzu, gurur ve savunmasızlığın çarpıştığı, kimsenin yara almadan kurtulma garantisinin olmadığı tehlikeli bir duygusal oyunun içine sürüklenir.